Seçilmiş Avrupa Ülkeleri ve Türkiye’de Göçmenlerin Siyasal Katılımı

Siyasal katılım, siyasal iktidar ile bireyler arasındaki karşılıklı ilişkiyi ele alan ve vatandaşların siyasal iktidarı etkilemeye yönelik eylemlerini ifa- de eden bir kavramdır. Yaş, eğitim düzeyi, gelir seviyesi gibi faktörlerin etkisiyle şekillenen ve ilgi duymaktan oy vermeye, parti üyesi olmaktan protesto eylemlerine kadar pek çok boyutu olan siyasal katılım, insan hakları ve demokrasi anlamında gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesin- de önemli bir ölçüt olarak kabul edilmektedir. Günümüz Avrupası’nda siyasal katılım yalnızca vatandaşların değil göçmenlerin de siyasal ka- tılımını içermek durumundadır. 1960’lardan itibaren kalıcı hale geldik- leri Avrupa ülkeleri tarafından kabul edilen göçmenler toplam nüfus içerisinde önemli bir orandadır. Ciddi bir nüfus büyüklüğüne sahip göçmenlerin siyasal katılımı demokratik bir Avrupa ideali için önemli bulunmaktadır. Üye devlet vatandaşlarının AB vatandaşı haline gelme- siyle siyasal katılım imkânı artmış ancak AB devletlerinde ikamet eden üçüncü ülke vatandaşlarının haklarında Birlik düzeyinde ciddi bir iler- leme sağlanamamıştır. Ancak AB üye ülkelerinden kendi tarihsel, etnik, kültürel vb. bağları çerçevesinde üçüncü ülke vatandaşlarına farklı dü- zey ve koşullarda siyasal katılma hakkı tanıyanlar da bulunmaktadır. 28 AB üyesinden Göç Entegrasyon Endeksi (MIPEX-Migrant Integration Index) kapsamında “siyasal katılım” bakımından en yüksek (Lüksem- burg-Finlandiya), orta (İspanya-Hollanda) ve en düşük (Polonya-Ro- manya) puanlara sahip olanlar; “seçim hakları”, “siyasal özgürlükler”, “danışma organları” ve “uygulama politikaları” çerçevesinde ele alına- rak AB’ye aday ülke olan Türkiye’nin durumuyla karşılaştırmalı analiz edilmiştir.

Read more...

LOADING